3 Aralık 2021 Cuma

Apple’ın sunduğu erişilebilirlik özellikleri neler?

 

Apple, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında cihazları ile kullanıcılarına sunduğu erişebilirlik özelliklerini hatırlattı. Başta iPhone ve Mac olmak üzere birçok cihazda görme, işitme, mobilite ve bilişsel ihtiyaçlara yönelik kullanıcılara pek çok farklı kolaylık sunuluyor. 



Görme

Gelişmiş bir ekran okuyucusu olan VoiceOver şimdi kişileri, nesneleri, metinleri ve grafikleri her zamankinden daha ayrıntılı açıklayabiliyor. Öğelerin sesli olarak açıklanması sayesinde, ister Bluetooth klavye kullanarak ister dokunmatik ekran veya trackpad üzerinde basit hareketler yaparak ekranınızda kolayca gezinebiliyorsunuz. 



Ekranı Seslendir özelliğiyle ekranınızdaki tüm içeriklerin size yüksek sesle okunmasını sağlayabiliyorsunuz.

Seçimi Seslendir özelliği ise metnin sadece belirli bir bölümünü seçip dinleyebilmenize imkan veriyor. Ayrıca, Konuşma Denetleyici ile seslendirme sırasında okuma hızını dilediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz. Yazdığınız her harfin seslendirilmesini sağlamak için Yazma Geri Bildirimi özelliğini etkinleştirebilirsiniz. 

Hareketi Azalt özelliğini etkinleştirdiğinizde ekrandaki öğelerin daha az hareket etmesini sağlayabiliyorsunuz. Ekranda uygulamalar arasında geçiş yapmak veya uygulamaları açmak gibi bazı işlemler, hareket hassaslığı olanlar için veya göz yorgunluğunu azaltmak amacıyla görsel olarak daha sade hale geliyor. Ayrıca şimdi Hareketi Azalt ayarlarını sadece seçtiğiniz uygulamalarda kullanmanız da mümkün.

Pages, Numbers ve Keynote, kendiniz ve hedef kitleniz için erişilebilir belgeler, hesap tabloları ve sunumlar oluşturmanıza yardımcı olan birçok özelliğe sahip. Görsellere, seslere veya videolara açıklamalar ekleyebilir, yardımcı teknolojileri kullanan kişilerin sunumlarınızı daha iyi anlayabilmesini sağlayabilirsiniz. Veya ekran okuyucularının kolayca tanıyıp aralarında gezinebileceği başlıklar ekleyebilir ve Pages belgelerini daha taranabilir hale getirebilirsiniz.

VoiceOver için yeni yerleşim rotoru, belgelerinizin tam istediğiniz gibi görünmesini ve okunmasını sağlamak için seçtiğiniz öğeleri otomatik olarak hizalamanıza yardımcı oluyor. VoiceOver Ses Grafiği desteği daha iyi veri iletişimine olanak veriyor. Satır ve sözcük aralığı araçları ise belgeleri daha iyi okumanızı ve düzenlemenizi sağlıyor.
Basit font ayarlarıyla metinlerin okunabilirliğini ve görünürlüğünü artırın.

Büyük Metin özelliği, ayar çubuğunu kullanarak metin boyutunu değiştirebilmenizi sağlıyor. Kalın Metin özelliğiyse ekrandaki kelimeleri daha dikkat çekici hale getiriyor. Tercih ettiğiniz ayarları sadece seçtiğiniz uygulamalarda kullanabilmeniz de mümkün.

Ekranınızın çalışma biçimini kendinize uygun hale getirebilir, bu ayarları iOS ve iPadOS’te dilediğiniz uygulamalarda etkinleştirebilirsiniz. iOS, iPadOS ve macOS’te çeşitli renk filtreleri arasından renk körlüğünüzün türüne uygun olanları seçebilir veya Renkleri Tersine Çevir özelliğiyle değerleri ve kontrastı anında değiştirebilirsiniz. 

Siri ise en büyük yardımcıların başında geliyor. Ondan dosyaları bulmasını, anımsatıcı ayarlamasını, görme ile ilgili özellikleri açıp kapatmasını ve daha birçok şeyi yapmasını isteyebiliyorsunuz. Ve bir dizi eylemi veya görevi kolayca halletmek için Siri Kestirmeleri de oluşturabiliyorsunuz.  

Koyu Mod, ekranınızdaki her unsuru koyu renk şemalı hale dönüştürerek okumayı kolaylaştırıyor. İçerikleriniz ekranda ön plana çıkarken araç çubukları ve menüler de arka plana geçiyor. Mail, Safari ve Takvim gibi uygulamalarda daha koyu fonlara sahip açık renkli metinler ise loş ışıklı ortamlarda okumayı daha kolay hale getiriyor.

Metin Üzerinde Tutma özelliği, Mac ekranınızdaki metinleri görüntülemenizi kolaylaştırıyor. Bir paragraf, alt yazı veya başlık okunamayacak kadar küçükse daha büyük ve yüksek çözünürlüklü bir versiyonunu görmek için imlecinizi metnin üzerinde gezdirip ve etkinleştirme anahtarına basabilirsiniz. Üstelik sizin için en uygun fontları ve renkleri de seçebiliyorsunuz.

Büyütme, aygıtınızda gördüğünüz içerikleri büyütebilen bir ekran büyüteci. Ekranın tamamını büyütebiliyor veya resim içinde resim görünümünü tercih edebiliyorsunuz. 

Büyüteç, dijital bir büyütme aracı gibi çalışıyor. iPhone, iPad veya iPod touch’ınızdaki kamerayı kullanan bu özellik, menülerden tabelalara kadar aygıtınızı doğrulttuğunuz her türlü fiziksel nesnenin boyutunu büyüterek ekranınızda tüm ayrıntıları net bir şekilde görebilmenizi sağlıyor.

Nesneyi aydınlatmak için el fenerini kullanabiliyor, renkleri ayırt etmenize yardımcı olması için filtreleri ayarlayabiliyor veya sabit bir yakın plan görüntüsü için kare dondurma özelliğinden yararlanabiliyorsunuz. iPad’deki Split View özelliğini Büyüteç ile birlikte kullanarak ekranın bir tarafında fiziksel bir nesnenin görüntüsünü büyütürken diğer tarafta not alabiliyor veya mail yazabiliyorsunuz. 

Dikte özelliği, sözcükleri ve noktalama işaretlerini yazmak yerine sesli komutlarla girmenizi sağlıyor. Hem de 30’dan fazla dilde. Herhangi bir metin alanına gidin, klavyedeki mikrofon düğmesine dokunun ve dikte etmeye başlayın.

iPhone, iPad, Mac, Apple TV veya iPod touch’ınızda filmleri her sahnenin ayrıntılı sesli açıklamalarıyla izleyebilirsiniz. Apple TV uygulamasında veya iTunes Store’da film adının altında AD simgesini aramanız yeterli.

Mobilite

Tekerlekli sandalye kullanıcıları düşünülerek tasarlanan Apple Watch’taki Aktivite uygulamasıyla egzersiz hedeflerinize ulaşabilirsiniz. Duruş hedefinin yerine kullanılan Sürüş hedefi sizi saat başı hareket etmeye yönlendiriyor. Ve Apple Watch’taki sensörler, geçiş hareketleri dahil olmak üzere farklı hızlar ve zeminler için farklı itme tekniklerini göz önünde bulundurarak günlük aktivitenizle ilgili en doğru özeti sunuyor.


Apple Watch’taki Antrenman uygulaması dilediğiniz şekilde antrenman yapmanıza yardımcı oluyor. Belirli egzersiz rutinleriyle hareketlerinizi doğru şekilde ölçmenizi ve yaptığınız egzersiz türüne göre süre, mesafe veya kalori hedefleri koymanızı sağlıyor.

Antrenman uygulamasında tekerlekli sandalye kullanıcılarına özel iki benzersiz antrenman türü var: Tekerlekli Sandalye Yürüyüş Temposu (Dış) ve Tekerlekli Sandalye Koşu Temposu (Dış). Siz antrenmanınızı seçtiğinizde, Apple Watch gerekli sensörleri anında etkinleştiriyor.

Anahtarla Denetim özelliği, uyarlanabilir birçok anahtar donanımıyla, kablosuz oyun kumandalarıyla ve hatta basit seslerle aygıtınızı kolay ve verimli bir şekilde kontrol etmenizi sağlıyor. Motor becerileriniz önemli ölçüde sınırlıysa öğesel, noktasal ve manuel tarama yaparak ekran klavyeleri, menüler ve Dock’taki seçenekler arasında sıralı olarak gezinebiliyorsunuz. 

iOS ve iPadOS için AssistiveTouch ile dokunmatik ekranınızı fiziksel ihtiyaçlarınıza uygun hale getirebiliyorsunuz. Kıstırma veya basma gibi belirli hareketler sizin için uygun değilse bu hareketler yerine tamamen size özel bir dokunma hareketi oluşturup kullanabiliyorsunuz.

AssistiveTouch menüsünün düzenini özelleştirebiliyor veya ekranda gezinmenizi sağlayan imleci kontrol etmek için bir Bluetooth mouse bağlayabiliyorsunuz. watchOS için AssistiveTouch özelliği, gövdesinin üst kısmında uzuv farklılıkları olan kişilerin yumruk sıkarak, iki kez yumruk sıkarak veya kıstırma hareketi yaparak Apple Watch ekranında gezinmeyi sağlayan imleci kontrol etmelerine veya aramaları yanıtlamalarına olanak sağlıyor.

Kafa İzleme özelliği, ekranınızdaki imleci yönetmek için aygıtınızın kamerasını kullanarak başınızın hareketini izliyor ve eylem gerçekleştirmek için yüz hareketlerinizi takip ediyor. Mac’te bulunan İmleç Denetimi özelliği, kafa hareketleri gibi farklı yöntemlerle imlecinizi ve mouse düğmenizi kontrol etmenizi sağlıyor. iPadOS şimdi üçüncü taraf göz takibi aygıtlarını destekliyor. Böylece kullanıcıların sadece gözleriyle iPad’i kontrol etmeleri mümkün oluyor. 

Sık kullanılan kelime veya ifadeler için özel kestirmeler oluşturduğunuzda iPhone, iPad, Mac ve iPod touch’ınız bunları sizin yerinize yazabiliyor. Yavaş Tuşlar, bir tuşa basmanızla tuşun etkinleşmesi arasında geçen süreyi ayarlamanıza olanak veriyor. Böylece aygıtınızın sadece gerçekten amaçladığınız tuş vuruşlarını işlemesini sağlıyor. Yapışkan Tuşlar, tuş kombinasyonlarını eşzamanlı olarak değil de sırayla girmenize olanak veriyor. Fare Tuşları ise imlecinizi sayısal tuş takımıyla kontrol etmenize imkan tanıyor.

Özelleştirilebilir bir ekran klavyesi olan Erişilebilirlik Klavyesi, macOS’te ihtiyaçlarınıza uygun şekilde yazma ve gezinme deneyimi yaşamanıza imkan veriyor. Özel araç çubukları desteğinin yanı sıra otomatik büyük harfe çevirme ve daha iyi sözcük önerileri gibi gelişmiş yazma özellikleri de sunuyor. Erişilebilirlik Klavyesi ayrıca kafa izleme donanımlarını da destekliyor. Bu donanımlar, sınırlı hareket kabiliyetine sahip kişilerin imleci hareket ettirmesini ve ekrandaki öğeleri seçmesini veya sürüklemesini sağlıyor. Ve Duraklama desteği sayesinde, mouse düğmesine bir kez bile tıklamadan macOS’i tümüyle kullanma imkanı tanıyor.

Arkaya Dokun özelliği sayesinde, iPhone’unuzun arkasına iki veya üç defa dokunarak en sevdiğiniz uygulamayı açmak ya da ekran görüntüsü almak gibi birçok özel görevi otomatik olarak yapabiliyorsunuz. 

Dokunma Kolaylıkları sayesinde ekranın dokunuşunuza nasıl tepki vereceğini kolayca ayarlayabiliyorsunuz. Dokunuşunuzun algılanması için ne kadar uzun süre dokunmanız gerektiğini veya tekrarlanan dokunuşların yok sayılıp sayılmayacağını kontrol edebiliyorsunuz. Böylece parmağınızı ekranın herhangi bir yerine koyabiliyor ve istemediğiniz bir eylem yapmadan dilediğiniz öğenin üzerine doğru hareket ettirebiliyorsunuz.

Siri, hayatı sizin için kendi dilinizde kolaylaştırıyor. Eski bir fotoğrafı bulmak, bir mesaj göndermek veya perdeleri kapatmak istediğinizde Siri bunların hepsini yapabiliyor. 

Dikte, klavye yerine sesinizle yazmanızı sağlıyor. Mail, not veya web adresi yazmak onunla çok kolay. Üstelik hiç yazmadan. Ekran klavyesindeki mikrofon düğmesine dokunun, yazmak istediklerinizi söylediğinizde, cihazınız kelimelerinizi, söylediğiniz sayı ve karakterleri metne dönüştürüyor.

Cümlenizi sizin yerinize cihazınız tamamlasın. Yazmak yorucu geldiğinde Metin Tahmini özelliği sizi hareket etme zahmetinden kurtarabiliyor. Siz yazmaya başlayınca, konuştuğunuz kişiye ve daha önce söylediklerinize göre değişen sözcük önerileri sunuyor. Size de sadece bir sonraki mükemmel kelimeyi seçmek için dokunmak kalıyor.

İşitme

AirPods Pro için Konuşma Yükseltme özelliği kalabalık veya gürültülü ortamlarda konuşmaları daha iyi duyabilmenizi sağlıyor. Konuşma Yükseltme; bilişimsel ses ve hüzmeleme özellikli mikrofonlar sayesinde AirPods Pro’nun tam karşınızda bulunan kişinin sesine odaklanmasını sağlıyor ve yüz yüze konuşmaları duymanızı kolaylaştırıyor.


Gürültü uygulaması etrafınızdaki seslerin desibel seviyelerini takip ediyor ve çevrenizden veya kulaklığınızdan gelen, işitme duyunuzu olumsuz etkileyebilecek ses düzeylerinin farkına varmanıza yardımcı oluyor.

Apple Watch’ta Gürültü uygulamasını yapılandırıp uyumlu kulaklığı bağladığınızda Denetim Merkezi kulaklığınızdaki sesin sağlığa zararlı bir seviyeye çıkıp çıkmadığını gösteriyor. Üstelik tüm bilgileriniz iPhone’da Sağlık uygulamasında saklandığı için verilerinize dilediğiniz zaman kolayca erişebiliyorsunuz.

Ses Tanıma özelliği belirli sesleri dinliyor ve spesifik bir ses algıladığında sizi uyarmak için aygıt içi akıllı teknolojilerden yararlanıyor. İster iPhone’unuzu ister iPad’inizi kullanıyor olun, kapı zili veya bebek ağlaması gibi özel bir ses ya da uyarı algılandığında bildirim alıyorsunuz.

Kulaklık Kolaylıkları sayesinde, müzik dinlerken, film izlerken veya sevdiğiniz bir kişiyle telefonda konuşurken ses deneyiminizi işitme ihtiyacınıza uygun şekilde özelleştirebiliyorsunuz. Yumuşak sesleri yükseltebiliyor ve belirli ses frekanslarını bireysel işitme ihtiyaçlarınıza göre ayarlayabiliyorsunuz.

Veya desteklenen donanımlar için yeni gürültü engelleme ve hüzmeleme teknolojisinden yararlanarak konuşmayı arka plan gürültüsünden ayırabiliyorsunuz. Bir odyogramınız varsa basılı veya PDF kopyasını içe aktarabiliyorsunuz. Eğer odyogramınız yoksa bir dizi dinleme testi gerçekleştirerek kişisel ses tercihlerinize göre dokuz farklı profil oluşturabiliyorsunuz.

FaceTime, işaret diliyle iletişim kurmanın harika bir yolu. FaceTime’ın yüksek video kalitesi ve yüksek kare hızı, hafifçe kalkan bir kaştan ağzın kulaklara vardığı bir gülümsemeye kadar her hareketi ve her yüz ifadesini yakalamanızı sağlıyor. Grup FaceTime görüşmelerinde işaret dili kullandığınızda FaceTime bunu da algılıyor ve otomatik olarak sizi öne çıkarıyor. Ve FaceTime için Resim İçinde Resim özelliği sayesinde aynı anda farklı şeylerle uğraşırken FaceTime aramanızı görüntülemeye devam edebiliyorsunuz.

Apple olarak iPhone, iPad ve iPod touch’a özel tasarlanmış işitme cihazları ve ses işlemcileri geliştirmek için en iyi üreticilerle birlikte çalıştık. Bu ileri düzey işitme cihazları olağanüstü bir ses kalitesi ve birçok yardımcı özellik sunuyor. Üstelik kurulumları ve kullanımları da diğer tüm Bluetooth aygıtları kadar kolay. Dışarı çıktığınızda veya restoran gibi gürültülü mekanlara girdiğinizde odyoloğunuzun verdiği hazır ortam ayarlarını ek uzaktan kumandalar kullanmaya gerek kalmadan anında uygulayabiliyorsunuz.

Canlı Dinleme, gürültülü ortamlarda daha iyi sohbet edebilmenize olanak veren bir yardımcı dinleme özelliği. Kullanmak için özelliği açıp aygıtınızı konuştuğunuz kişilere yaklaştırmanız yeterli. Ses, cihazın mikrofonu tarafından algılanarak kablosuz kulaklığınıza veya Made for iPhone işitme cihazınıza gönderiliyor. Böylece konuşulanları daha net duyabiliyorsunuz.

Stereo kayıtlarda sol ve sağ kanaldaki ses kayıtları genellikle farklıdır. Mono Ses, iki ses kanalını her iki kulakta da çalarak farklılıkların azaltılmasına yardımcı olabiliyor. İstediğiniz kulakta daha fazla ses elde etmek için dengeyi ayarlayabiliyorsunuz. Böylece dinlediğiniz müziğin tek bir notasını veya sesli kitabın tek bir kelimesini bile kaçırmıyorsunuz.

Bilmeniz gereken bir şey olduğunda cihazınız fark edebileceğiniz şekilde sizi haberdar ediyor. Gelen telefon ve FaceTime aramaları, yeni metin mesajları, hem yeni hem de gönderilen mail’ler ve takvim etkinlikleri için görsel veya titreşimli uyarılar arasından seçim yapabiliyorsunuz.

Gelen aramalarda LED flaş ışığının yanıp sönmesini veya iPhone’unuzun arayanın fotoğrafını göstermesini sağlayabiliyorsunuz. İlgilenmeniz gereken uygulamalar olduğunda Mac’iniz ekranın yanıp sönmesini sağlayarak bunu size bildirebiliyor. Veya hareket halindeyseniz Apple Watch’unuzda Taptic Engine’ı etkinleştirerek bildirimleri bileğinizde hafif dokunuşlar şeklinde hissedebiliyorsunuz.

Dijital asistanınız Siri günlük işlerinizi yapmanıza yardımcı oluyor. Üstelik tümü için sadece klavyenizi kullanmanız yetiyor. Siri’ye Yaz modu, ihtiyaç duyduğunuz yardımı anında almanızı kolaylaştırıyor. Soru sormak, anımsatıcı ayarlamak, komut vermek ve çok daha fazlası için ekran klavyenizi kullanabiliyorsunuz.

Gizli alt yazılar videolardaki diyalogların yanı sıra sözlü olmayan iletişimlerin de metne dönüştürülmesini sağlıyor. Apple TV uygulaması gibi uygulamalarda desteklenen gizli alt yazılar özelliği filmler, TV programları ve podcast’ler için 40’tan fazla dilde kullanılabiliyor. Bunun için CC simgesini aramanız yeterli. Ayrıca, daha büyük veya dışı çizgili harfler gibi farklı stilleri ve fontları kullanarak alt yazıları daha okunur hale gelecekleri şekilde özelleştirebiliyorsunuz.

Bilişsel

Ekran Süresi özelliği sayesinde herkes aygıt kullanımlarını hem kendisi hem de ailesi için çok daha kolay yönetebiliyor. Etkinlik Raporları zamanın nerede harcandığına dair ayrıntılı bir döküm sunarken Uygulama Sınırları uygulamalarda geçirilecek maksimum süreyi belirlemenize imkan veriyor.


Bu da kullanım alışkanlıklarını tespit etmenize ve zaman içindeki gelişimi takip etmenize yardımcı oluyor. Ekran Süresi özelliğini bir cihazın kullanım dışı kalacağı belirli bir zaman dilimi belirlemek için de kullanabiliyorsunuz. 

Gündelik sesler rahatsız edici veya sinir bozucu olabilir. Arka Plan Sesleri özelliği dikkatinizin dağılmasını önlerken odaklanmanıza ve sakinleşmenize yardımcı oluyor. Hafif bir yağmur veya dalga sesiyle dinlenmenizi sağlıyor. Dengelenmiş, canlı veya karanlık gürültüler ya da okyanus, yağmur ve ırmak seslerinden dilediğinizi seçebiliyorsunuz.

Arka planda sürekli oynatılan bu sesler istenmeyen çevresel veya dış gürültüleri bastırıyor. Ayrıca aygıtınızda o sırada çalan diğer seslere veya sistem seslerine karışabiliyor veya alttan alta çalmaya devam edebiliyor.

Okuma ve yazma deneyiminizi sesle zenginleştirin. Ekranı Seslendir özelliğiyle ekranınızdaki her şeyin yüksek sesle okunmasını sağlayın. Konuşma Denetleyici ile seslendirmeyi kontrol edin. Seçimi Seslendir özelliğiyle metnin sadece belirli bir bölümünün sesli olarak okunmasını sağlayın.

Kelimeleri veya cümleleri okundukları anda öne çıkaran İçeriği Vurgula özelliğiyle metni takip edin. Yazdığınız harflerin de seslendirilmesi için Yazma Geri Bildirimi özelliğini etkinleştirin. Üstelik tüm bu sesli içerikler 70 farklı ses seçeneği ile ve 35’ten fazla dilde sunuluyor.

İnternette gezinmek bazen duyusal olarak fazla yüklenmeye yol açabiliyor. Reklamları, düğmeleri ve gezinme çubuklarını ortadan kaldıran yardımcı bir teknoloji olan Safari Okuyucu, karmaşaya değil istediğiniz içeriklere odaklanmanızı sağlıyor.

Denetimli Erişim, elinizdeki işe veya uygulamaya odaklanmanıza yardımcı oluyor. Cihazın tek seferde yalnızca tek bir uygulamada kalması için Ana Ekran düğmesini devre dışı bırakabiliyorsunuz. Ayrıca klavye kullanımını veya ekranın belirli bölümlerinde dokunmayla erişimi de kısıtlayabiliyorsunuz.

Böylece öğrenme süreci dokunma ve diğer hareketler nedeniyle kesintiye uğramıyor. Ebeveyn veya öğretmenseniz ya da yalnızca yaptığı şeye odaklanmaya çalışan biriyseniz size özel bir deneyim yaşamanız için gereken tüm seçenekler Apple ürünlerinde yer alıyor.

Yüz Tanıma özelliği tüm fotoğraf albümlerinizdeki kişileri algılayabiliyor. Fotoğraflar uygulaması arşivinizi tarayarak yeni yüzler bulmanızı sağlıyor. Seçtiğiniz kişilere istediğiniz gibi isim atayabiliyorsunuz. Ve aygıtınıza yeni fotoğraflar aktardığınızda Yüz Tanıma özelliği kişilerin yüzünü daha önce tanımladıklarınızla eşleştiriyor.

Rahatsız Etme özelliği aygıtınız kilitliyken gelen aramaları, uyarıları veya bildirimleri sessize alarak konsantre olmanıza yardımcı oluyor. Rahatsız Etme özelliğini sadece belirlediğiniz kişilerden gelen aramaları kabul edecek şekilde de ayarlayabiliyorsunuz.

Koyu Mod, ekranınızdaki her öğeyi koyu renk şemasıyla dönüştürerek okumayı kolaylaştırıyor. İçerikleriniz ekranda ön plana çıkarken araç çubukları ve menüler arka plana geçiyor. Mail, Safari ve Takvim gibi uygulamalarda daha koyu fonlardaki açık renkli metinler ise loş ışıklı ortamlarda okumayı daha kolay hale getiriyor.

Dikte özelliği konuşarak yazı yazmanızı sağlıyor. Hem de 30’dan fazla dilde. Konuşma beceriniz güçlü olsa da imla veya yazma konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorsanız herhangi bir metin alanına gidin, ekran klavyesindeki mikrofon düğmesine dokunun ve dikte etmeye başlayın.

Cümlenizi sizin yerinize cihazınız tamamlasın. Metin Tahmini, konuştuğunuz kişiye ve daha önce söylediklerinize göre değişen sözcük önerileri sunuyor. Size de sadece bir sonraki mükemmel kelimeyi seçmek için dokunmak kalıyor.

Bul özelliği kayıp cihazlarınızı bulmaktan çok daha fazlasını yapıyor. Bul veya Mesajlar uygulamasında konumunuzu arkadaşlarınızla veya aile üyelerinizle kolaylıkla paylaşabiliyorsunuz. Böylece aile bireylerinin durumunu öğrenmeniz, kalabalık bir yerde arkadaşlarınızı bulmanız veya arkadaşlarınızın kayıp Apple aygıtlarının yerlerini belirlemelerine yardımcı olmanız mümkün oluyor.

iCloud Anahtar Zinciri sizi şifreleri, kart numaralarını ve kullanıcı adlarını aklınızda tutma zorunluluğundan kurtarıyor. Bu özellik, onaylanmış aygıtlarda belirli bilgileri otomatik olarak dolduruyor. Böylece oturum açma veya ödeme işlemlerinizi basit ve güvenli bir şekilde yapabiliyorsunuz.

Siri her gün yaptığınız işleri tamamlamanıza yardımcı oluyor. Veya merak ettiğiniz soruları yanıtlayabiliyor. Ondan tanımlar bulmasını, anımsatıcılar ayarlamasını, özellikleri açıp kapatmasını ve daha birçok şey yapmasını isteyebiliyorsunuz. Ve bir dizi eylemi veya görevi kolayca halletmek için Siri Kestirmeleri de oluşturabiliyorsunuz. 



Kaynak : Shiftdelete.net

5 Haziran 2021 Cumartesi

Dünden bugüne iOS’un evrimi...

 Bir akıllı telefonda donanımsal özellikler kesinlikle çok önemlidir. Ancak bunun önemi olduğu kadar yazılım tarafındaki başarı da büyük rol oynar. Zira üreticiler akıllı telefonlarını piyasaya sürdükten sonra yazılım güncellemeleriyle o telefonu desteklemeye devam eder. Günümüzde kullanılan pek çok akıllı telefonun kendine özgü arayüzleri bulunmakta. Bunların arasında ise en iddialılardan biri de iOS’tur. İşte iOS evrimi ve başarının altında yatan sırlar…




iOS Bugünlere Nasıl Geldi?

Bir bilgisayarın olmazsa olmazlarından biri kesinlikle işletim sistemidir. Aynı şekilde akıllı telefonlar içinde bu etken vazgeçilmezdir. İşte Apple, 2007 yılında tüm kozlarını ortaya koyarak yeni akıllı telefonunu ve ilk mobil işletim sistemi olan iOS’u piyasaya sürdü. iOS evrimi çok eskiye dayanıyor ve on yıla aşkın bir geçmişi var.

2007 yılında piyasaya sürülen iOS işletim sistemi, yeni iPhone’larla birlikte her geçen yıl gelişmeye devam etti. Apple iOS’ta; iMessage, App Store, FaceTime, Siri, iCloud, Apple Pay gibi pek çok kullanıcının hayal edemeyeceği araçları kullanıma sundu. Şimdi gelin iOS evrimine tüm açıklığıyla yakından göz atalım…

iOS 1

Apple’ın ilk dokunmatik mobil işletim sistemi iOS 1, 9 Ocak 2007 tarihinde Steve Jobs’un ilk iPhone’u tanıtmasıyla piyasaya çıktı. Başlarda bu işletim sisteminin adı çok fazla bilinmiyordu. Ancak Jobs bunu, Apple’ın masaüstü OS X’in mobil sürümünü çalıştıran bir yazılım olarak adlandırdı. Özellikleri arasında ise çoklu dokunma hareketleri, görsel sesli posta, Safari’de mobil internette gezime ve bir de YouTube uygulaması yer alıyordu.

iOS 2

Apple, iOS 1’in ardından iPhone 3G ile birlikte iOS 2 işletim sistemini piyasaya sürdü. App Store, GPS’li haritalar ve push e-posta gibi özelliklerle sunulan iOS 2, kullanıcılar tarafında da o zamanlarda epey ilgi gördü. Apple’ın bu güncellemesi iPhone kullanıcılarına ücretsiz bir şekilde sunulurken, iPod Touch kullanıcıları içinse 9.95 dolarlık bir fiyatla sunuluyordu.

iOS 3

iPhone OS 3 olarak adlandırılan iOS 3, Apple’ın piyasaya yeni sürdüğü iPhone 3G S modeliyle ortaya çıktı. Ses kontrolü gibi yeni özellikler içeren bu sürüm; multimedya mesajları, Spotlight araması, yataya klavye ve kopyala-yapıştır gibi özellikleri de beraberinde getirdi.

iOS 4

iOS 3’ün bir sonraki sürümü olarak gelen iOS 4, iPhone 4 ve iPad 2 ile önceden yüklenmiş olarak piyasaya sürüldü. Duvar kağıtları, çoklu görevler, klasörler ve FaceTime gibi işlevleri sunan bu işletim sistemi, aynı zamanda iPad içinde iBooks’u beraberinde getirdi. Şirket bu sürüm ile birlikte kullanıcılardan herhangi bir ücret talep etmedi. Yani güncellemeler herkese ücretsiz bir şekilde sunuldu.

iOS 5

iOS evriminde büyük değişiklikler bu sürümden sonra ortaya çıkmaya başladı. Zira iPhone 4S ile birlikte piyasaya sürülen iOS 5 işletim sistemi, kablosuz bağlantılarla güncellemeyi alan ilk sürüm oldu. Ayrıca Apple iOS 5 ile; Siri, Bildirim Merkezi, iMessage ve Hatırlatıcılar gibi önemli araçları piyasaya sürdü. Ek olarak iCloud ve Twitter entegrasyonu da yine ilk bu sürümde gerçekleştirildi.




iOS 6

iOS’ın altınca sürümüyle birlikte iPhone’lar daha fazla uygulama desteğine kavuştu. Apple’ın iPhone 5 ve iPad mini modelleri, ilk olarak iOS 6 ile kutudan çıktı. Ancak şirket Google Maps ve YouTube uygulamalarına bu sürümde yer vermedi. Onlar için bu uygulamaları, App Store’dan ücretsiz olarak indirebileceği bir seçenek sundu. Bununla beraber iOS 6; Apple’ın kendi harita uygulamasını, navigasyon ve Facebook uygulamalarını sisteme entegre ederek piyasaya sürdü.

iOS 7

Apple’ın başı bir önceki iOS 6’da bir hayli ağrıdı. O zamanlar şirket Haritalar uygulamasındaki yanlışlar yüzünden çok fazla tepkiye maruz kalmıştı. Ancak Apple bu sürümle birlikte yazılım bölümüne Jonathan Ive’yi getirdi. iOS 7 ile daha materyal tasarımı ortaya çıkan Ive; yeni simgeler, yarı saydam görünüm vb. gibi yeniliklerle arayüzü baştan tasarladı. O zamanlarda; Hava durumu uygulaması, kontrol merkezi, fotoğraflar ve pek çok uygulama da iOS 7 ile karşımıza çıktı.

iOS 8

Apple’ın iOS 8 sürümü, temel olarak iOS 7’nin özelliklerini aldı. Ancak şirket bu güncellemeyle birlikte; Apple Pay, sağlık uygulaması, HandOff, iCloud Drive gibi önemli özellikleri getirdi. Ayrıca üçüncü tarafa klavye desteği de ilk olarak bu sürümde ortaya çıktı.

iOS 9

iOS 9, o zamanlarda piyasaya sürülen iPhone 6S ve 6S Plus için Touch ID desteği getiren ilk yazılım oldu. Ek olarak Notes uygulaması da yine bu sürümle birlikte ortaya çıktı. Ancak şirket bu sürümü diğerlerine göre daha zengin hale getirdi. Örneğin diğer uygulamalar önceden yüklü olarak gelirken; Haberler uygulaması, yenilenmiş Harita uygulaması, Cüzdan vb. gibi yenilikçi uygulamalarda bu sürümle sunuldu. iOS 9 ile pil süresini iyileştiren Apple, aynı zamanda altı rakamlı parola sistemini de bu sürümle birlikte karşımıza çıkardı.

iOS 10

iOS 10, mesajlar gibi sık kullanılan uygulamalara bazı yenilikler getirdi. Ayrıca Apple, Siri ve 3D Touch için yeni entegrasyonlarını bu sürümde kullanıma sundu. Bununla beraber iOS 10, uygulamaların ana ekrandan kaldırılması gibi bazı kişiselleştirmeleri de yine kullanıcıların önüne serdi. Bu sayede dileyen kişi istediği uygulamaları ana ekrana ekleyip kaldırabiliyordu.

iOS 11

Apple’ın yeni iOS 11 sürümü yukarıda bahsettiğimiz tüm özellikleri beraberinde getirirken; kullanıcıların iCloud Drive, Box ve DropBox’tan kendi aygıtlarındaki dosyalara göz atma seçeneği sunuldu. Ayrıca şirket bu sürümle birlikte, artırılmış gerçeklik, yeni kamera efektleri ve ayarlarda birtakım yeniliklere yer verdi.

iOS 12

Apple, iOS 12 ile birlikte genel olarak sistem optimizasyonları ve bug’ları gidermeye odaklandı. Cihazların hızına odaklanan şirket, bu sürümde çok fazla göze çarpan bir yeniliğe yer vermedi. Ancak şirket AR uygulamaları için bazı değişikler sundu. Bunun yanı sıra pil ömrü de önemli ölçüde iyileştirildi.

iOS 13

Apple’ın ilk karanlık mod macerası bu sürümle birlikte başladı. Koyu modu cihazlarına getiren şirket, aynı zamanda bunu yeni portre ışığı ve geliştirilmiş Siri sesleriyle süsledi. Kısaca iOS 13 ile gelen yenilikler şöyle:

  • Koyu Mod
  • Face ID ile hızlı cihaz kilidi açma
  • Yeni Portre Işığı
  • Geliştirilmiş Siri sesi
  • Haritada Etrafa Bakma işlevi

iOS 14

Apple tüm uygulamaları organize etmek için iOS 14’e yeni bir uygulama kitaplığı ekledi. Otomatik olarak düzenlenen bu uygulamalar, kullanıcı deneyimini de önemli ölçüde iyileştirdi. Bununla beraber Apple, iOS 14’te yeni widget’ları piyasaya sürdü. Ana ekrana eklenebilen bu kısayollar, Android cihazlardaki özelliği yıllar sonra iPhone’lara getirdi.



Kaynak : Mediatrend

4 Nisan 2021 Pazar

Apple'ın devrimsel işlemcisi | AMD ve INTEL'i endişelendirecek yenilik.

(Erdi Özüağ anlatımıyla) 


Apple bilgisayar dünyasında devrim yaptı ve tüm dengeleri değiştirdi. Intel ile yollarını ayıran ve tüm bilgisayarlarında kendi geliştirdiği işlemcileri kullanacağını açıklayan Apple, M1 işlemcili MacBook Air, MacBook Pro ve Mac mini modelleri, gözümüzün önünde gerçekleşen bu paradigma değişiminin düşündüğümüzden çok daha büyük olduğunu gösterdi. Apple'ın M1 işlemci devrimini bu kanalda detaylıca anlattım. Ancak o günden bu yana yakın markaja aldığım bu dönüşümde dünyada bile pek anlatılmayan çok özel iki gelişmeye değineceğim. 1- Apple M1 işlemcisinin temelleri nasıl 35 yıl önce atıldı. Çok çekirdekli işlemci, AMD ve Intel'den 20 yıl önce nasıl tasarlandı ve şirketin bilgisayar üreticisi olarak kendi işlemcisini kullanma vizyonuna nasıl sahip oldu? 2- Apple'ın M1 işlemcisiyle başlayan Apple Silicon hamlesi nereye gidiyor ? Daha yüksek performanslı yeni nesil Apple işlemciler için Apple neler planlıyor? Araştırmalarım esnasında bulduğum Apple patenti, değişimin hız kesmeyeceğini ve bilgisayar dünyasına radikal yeniliklerin gelmeye devam edeceğini gösteriyor.

Detaylar için videoyu izleyiniz ;



20 Mart 2021 Cumartesi

Apple, dünyanın en değerli markası seçildi.

Dünyanın en değerli markası, bu yıl itibarıyla yaklaşık 263,4 milyar dolar marka değeriyle Apple olurken, Apple'ı 254,2 milyar dolar değerle Amazon izledi.




Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından hazırlanan "Dünyanın En Değerli 500 Markası-Global 500-2021" araştırması sonuçlandı. 

Araştırma verilerinden derlediği bilgiye göre, 263,4 milyar dolar marka değeriyle Apple dünyanın en değerli markası olarak tespit edildi. Apple, 2020 araştırmasında 141 milyar dolarla üçüncü sırada yer almıştı. 

Apple’ı sırasıyla yaklaşık 254,2 milyar dolar marka değeriyle Amazon, 191,2 milyar dolar değerle Google takip etti.



Söz konusu listede ABD'li Microsoft 140,4 milyar dolarla 4'üncü, Güney Koreli Samsung 102,6 milyar dolarla 5'inci, ABD'li Walmart 93,2 milyar dolarla 6'ncı, ABD'li Facebook 81,5 milyar dolarla 7'nci, Çinli ICBC 72,8 milyar dolarla 8'inci, ABD'li Verizon 68,9 milyar dolarla 9'uncu, Çinli WeChat 67,9 milyar dolarla 10'uncu sırada yer buldu. 

Sıralama tablosunun en altında yer alan markanın değeri 4 milyar doları bulurken, bu değere ulaşamadığı için Türk markaları sıralamada bu yıl da yer almadı.




Araştırma sonuçlarına göre, ülkeler sıralamasında ABD açık ara önde yer aldı. Global 500 listesinde şirketlerin 204'ünü ABD'li firmalar oluştururken, 75'inin Çin, 34'ünün Japon, 33'ünün Fransız, 22'sinin Alman, 19'unun İngiliz olduğu görüldü. 



Kaynak : Hürriyet

7 Ocak 2021 Perşembe

Apple'ın Eski Mühendisi,M1 İşlemcilerde Elde Edilen Başarının Hikayesini Anlattı!

 

    Bir zamanlar Apple mühendisi olan Shac Ron, ARM mimarisine dayalı M1 işlemcilerin nasıl bu kadar başarılı olabildiğini anlattı. Ron, Apple'ın ARM mimariye sahip çekirdekler üzerinde 10 yıl önce çalışmaya başladığını dile getirerek, sahip olunan başarının üzerinde büyük emekler olduğunu dile getirdi.




Apple’ın Macbook dizüstü bilgisayarlarında kullanmaya başladıkları M1 işlemciler, sahip olduğu başarılı performans sayesinde uzun süredir gündemdeki yerini koruyor. Birçok kişi bu başarının arkasında ARM mimarisinin yattığını düşünürken, bir Twitter kullanıcısı başarının işlemcinin önbelleğinden kaynaklandığını dile getirdi.

Eski bir Apple mühendisi olan Shac Ron, bu görüşün yanlış olduğunu gösterecek nitelikte bir açıklamada bulundu. Ron, Apple’ın yaklaşık olarak 10 yıldır ARM tabanlı çekirdekler üzerinde yoğunlaştığını, ARM ve Apple şirketinin işbirliği sayesinde birlikte geliştiklerini ve M1’in bu geliştirmeler sonucunda yüksek performansa ulaştığını dile getirdi.

Ron'a göre ARM ve Apple, 64-bit çekirdekleri birlikte geliştirdiler.

Bir Twitter kullanıcısı; Apple M1 işlemcinin sahip olduğu başarının ARM mimarisi ile ilgisi olmadığını, asıl olayın işlemcinin önbellekte bittiğini iddia etti. Shac Ron ise bu düşüncesinin yanlış olduğunu ve Apple’ın yıllar önce ARM mimarisi üzerinde çalışmaya başladığını dile getirerek, olayın sadece önbellekten ibaret olmadığını belirtti.



Apple 64-bit ARM mimarisini 2013 yılında piyasaya sürdüğü zaman, ARM şirketi işlemcide kullanılan çekirdekleri üçüncü partilere satmak için henüz hazır değildi. Yani bu çekirdek tasarım, ARM şirketinden de önce, Apple tarafından geliştirildi. O tarihlerde kimse 64-bit ARM çekirdekleri üzerine fazla kafa yormuyordu, bu yüzden de Apple’ın bu adımı, Qualcomm ve Samsung gibi dev üreticileri hazırlıksız yakaladı. 

Apple, ARM mimarisi üzerinde daha düşük saat hızına ve çekirdek sayısına sahip olabilmek için, veri yolu standartı olan ISA’ya ihtiyaç duyuyordu. ARM, bu gereksinimi Apple’a sağladı ve Apple, zaman ilerledikçe içerisinde milyarlarca transistör bulunan ve geniş OoO (sırasız yürütüm) skalasına sahip yonga setleri üretmeye başladı.

Apple, zaman içerisinde işlemci hızını iki katına çıkardı.

İlk olarak iPhone 5S model akıllı telefonlarda kullanılan ARM tabanlı 64-bit çekirdek, toplamda iki çekirdeğe ve 1,3 GHz saat hızına sahipti. iPhone 12’lerde kullanılan 2,99 GHz’lik A14 Bionic çip ise 6 çekirdekli işlemci ünitesine ve 4 çekirdekli grafik işlemciye sahipti. Son olarak Macbook dizüstü bilgisayarlarda kullanılan M1 işlemciler, 3,2 Ghz saat hızında çalışıyor ve toplamda 16 çekirdeği bulunuyor.

Shac Ron, M1 işlemcilerin sahip olduğu bu başarının piyasada ARM mimarisinin bulunmasından kaynaklanmadığını, aksine ARM’in de Apple sayesinde geliştiğini ve işbirliği sayesinde böyle başarılı bir işin gerçekleştiğini belirtti.



Kaynak : Webtekno 

6 Ocak 2021 Çarşamba

Apple M1 dünyanın en hızlısı..

Apple’ın dünyanın en hızlı işlemcisi olan Apple M1, AnTuTu testinde 1 milyon puan sınırı aşmayı başardı.

İşte M1’in gücü!




Apple, bu yıl MacBook serisinde büyük bir değişimi resmen başlattı. Şirket, x86 platformlarını ARM tabanlı yongalara emanet edeceğini açıklamıştı. Cupertinolu firma, ARM yongaları için destek ve iOS ve iPadOS uygulamalarıyla inanılmaz uyumluluk sunan macOS Big Sur’un piyasaya sürülmesiyle bunun hazırlığını yapmıştı. Apple M1 yonga seti ile değişim resmen başlamış oldu.




Kasım 2020'de M1’in gücünü ortaya koyan test sonuçları açıklandı. Apple’ın yeni yonga seti bugün AnTuTu’dan 1 milyonun üzerinde bir skorla rekor kırmayı başardı. AnTuTu için iOS uygulaması test için kullanıldı. Çünkü Big Sur sayesinde iOS uygulaması macOS’te de çalışabiliyor. Bu testte MacBook Air, iPad Pro olarak göründü. Şu an için AnTuTu parametrelerini güncellemediği için M1 çipi iPad Pro olarak değerlendiriliyor.





Ancak bu sonuçlar iOS uygulaması tarafından yapılan kafa karışıklığı olarak gösteriliyor. Sonuçta, M1’li MacBook Air, A12Z yongasıyla iPad Pro’dan çok daha güçlü. CPU puanı yüzde 50 daha yüksek ve GPU’da yüzde 45 gibi büyük bir artış var. Yeni dizüstü bilgisayar ayrıca daha hızlı bir belleğe sahip.

Aslında, M1’in testinde Apple A14 geride kalıyor. Hem A14 hem de M1, aynı 5nm düğümünden yapılmıştır ve aynı mimariye sahiptir. Yine de M1 çok daha hızlı. iPhone’un 2 + 4 mimariye sahip olduğunu, MacBook çipinin ise 4 + 4 yapıya sahip olduğunu belirtmek gerekiyor. Dahası, A14 GPU, M1’den daha az çekirdekle düşürüldü. Kağıt üzerinde, M1 CPU, iPhone 12 ailesinin içindeki yonga setinden yüzde 78 daha hızlı ve GPU 2,5 daha hızlıdır.




Eğer Apple, gelecekte iPhone ailesini de M serisine geçirirse, karşısında ne Qualcomm ne de Samsung durabilir. Şu an ve önümüzdeki yıl için M1’in dünyanın en güçlü ARM işlemcisi olacağını kabul etmeye başlasak iyi ederiz.






Kaynak : CNNTurk.com

5 Ocak 2021 Salı

Lidar nedir?


LiDAR nedir?

Açılımı Light Detection and Ranging olan LiDAR, 3 boyutlu lazer tanıma tekniğiyle çalışan bir teknolojidir. 1960’lı yıllardan beri çeşitli sektörlerde kullanılan bu sensör, başlarda askeri amaçlı olarak erişilmesi zor bölgelerin haritalarını çıkarmada kullanıldı. Ardından son yıllarda otonom arabaların çevrelerini ve yayaları algılaması için kullanıldı. LIDAR'in bir diğer gündelik kullanım alanı da akıllı süpürgeler oldu. Bu sensör sayesinde evin 3 boyutlu dijital kopyasını çıkaran süpürgeler, yolunu daha kolay bulabiliyorlar.

Aslında LiDAR’ın çalışma mantığı oldukça basit. İnsan gözünün göremediği lazer ışınları yayan bu sensör, çevresel etmenlerin tanımlanmasını ve etraftaki nesneler ile kaynak arasındaki mesafenin tespit edilmesini sağlıyor. LiDAR’ın yarasaların yön bulmak için kullandığı sonar radar sistemiyle bir nevi aynı mantıkta çalıştığını söyleyebiliriz.

Teknoloji geliştikçe bu sistemin kullanılabileceği alanlar artmaya devam ediyor. Yavaş yavaş GPS sistemleri ve tabletler gibi daha küçük cihazlarda da kullanılmaya başlanan LiDAR, son olarak karşımıza Apple iPhone 12 Max Pro telefonun kamerasında karşımıza çıktı ve akıllı telefonlarda da kendisine yer edindi.


 



Tüm LiDAR sensörleri aynı mı?

Farklı amaçlar için kullanılan LiDAR sensörlerin yapısı, elbette birbirinden farklılık gösteriyor. Büyük bir alanın ve küçük bir odanın haritasını çıkaracak LiDAR sensörlerin aynı olmasını beklemek zaten yanlış olur. Boyutlar ve ışık güçleri, kullanım alanlarına göre değişim gösteriyor.

Yakın zamana kadar kullanılan LiDAR sensörlerin çoğu, bir radar çanağı şeklindeydi ve etrafı hareket ederek tarayarak 3 boyutlu haritalar çıkarıyordu. Böyle büyüklükte bir şeyin mobil cihazlarda kullanılması hiç uygun olmayacağından, LiDAR sensörler daha küçük ve hareket etmeyen bir sistem olarak yeniden tasarlandı, elektronik cihazlarla arabalara, akıllı ev aletlerine ve telefonlara yerleştirilmeye başlandı.

Apple’ın iPhone 12 Pro modellerinde kullandığı LiDAR'ın diğerlerinden farkı ne?



Daha önce üst segment telefonlarda kullanılan ToF yani Time of Flight sensörlerine aşinaydık. Bu sensör, yaymış olduğu kızılötesi ışıklarla etraftaki nesneleri algılayıp mesafe ölçümü yapabiliyordu. Bu sayede büyük kameralara sahip telefonlar hem sahne derinliğini ölçebiliyor hem de fotoğraflarda bokeh efekti yaratabiliyordu.

Apple, iPhone Pro Max ve iPad Pro 2020’de kullanılan LiDAR Sensör teknolojisinin bu işi bir tık öteye götüreceği dünden belliydi. Bunun başlıca sebeplerinden birisi de Apple'a göre, artık telefonlarda adam akıllı bir tarayıcı teknolojisine ihtiyaç duyulması. Bu nedenle kızılötesi teknolojisinin geride bırakılıp artık lazer ışınlarının kullanılması sağlandı. 

Bulunduğu ortamın farklı bölgelerine farklı lazer ışınları yayan Apple LiDAR sensör, 5 metre gibi uzun bir menzile sahip ve "oklüzyon mantığıyla" çalıştığı için ağaç gibi büyük nesnelerin ardındaki nesneleri de algılayabilme özelliğiyle de ön plana çıkıyor.

Apple, daha önce aynı sensöre yer verdiği iPad Pro 2020 lansmanında, LiDAR verilerinin klasik kameradan verilerileri birleştirildiğini söyledi. Böylece cihazlar, çevrenin daha ayrıntılı bir şekilde analiz edilmesi için işlemciler ve algoritmalarla verileri anlamlandırıyor. Yani kusursuz bir çevre görünümü için LiDAR sensör tek başına çalışmıyor, cihazın sahip olduğu diğer donanımlar ve yazılımlar da birlikte iş görüyor. İşte burada artrılmış gerçeklik devreye giriyor.

LiDAR sensör ile iPhone 12’de neler yapılabilir?





LiDAR sensör iPad Pro 2020’de en iyi performansı oda büyüklüğündeki genişlikler için sunuyor. Peki bu teknoloji sayesinde iPhone 12 Pro Max telefonlarda ne yapabiliriz? LiDAR sensör teknolojisinin mobil cihazlarda yeni yeni kullanılmaya başlandığını söylemiştik. Bu yüzden de bu teknolojiden beklentilerimiz çok büyük olmamalı.

Şu anda LiDAR sensör ile yapılacak en iyi şeylerin arasında artırılmış gerçekliğe dayanan oyunlar ve alışveriş uygulamaları bulunuyor. Apple, iPhone 12 Pro Max piyasaya sürüldükten sonra bu yılın sonlarına doğru LiDAR sensör ile uyumlu çalışacak birkaç uygulamanın önizlemesini gösterdi.

LiDAR sensör sadece oyunlarda kullanılmayacak


LiDAR’ın oyunlara son derece uygun bir teknoloji olduğundan bahsettik. Ancak bu yeni teknoloji sadece oyunlarla sınırlı kalmıyor elbette. Oyunlardan sonra LiDAR’ın en sık kullanılacağı alanlardan birisi de tasarım uygulamaları olarak karşımıza çıkacak. IKEA Place gibi uygulamalar sayesinde mağazada satılan eşyaları artırılmış gerçeklikle birlikte kendi odalarınızda deneyebileceksiniz.




Söylenenlere göre LiDAR sensör, önümüzdeki yıllar boyunca geliştirilirse fotoğraf ve video sektörüne yepyeni bir boyut getirebilir. Bu teknoloji şu anda en çok CAD programı kullananlarave sağlık çalışanlarının (iPad Pro’da bulunan Complete Anatomy uygulaması sayesinde) işine yarayacak gibi dursa da önümüzdeki dönemlerde bizleri nelerin beklediğini düşünmek heyecan verici.

Böyle bir teknolojinin iPhone 12 Pro Max gibi akıllı telefonlara kadar ulaşması, gerçekten de büyük bir avantaj. Ancak LiDAR sensör, asıl olayını şu anda tamamen dedikodudan ibaret bir ürün olan Apple Glasses adlı akıllı gözlüklerle gösterecek gibi duruyor. 


Kaynak . Webtekno